Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

31 Ekim 2011 Pazartesi

Severimm ben :)

Bu aralar bir mağazada sezonluk satış danışmanı olarak çalışıyorum. Yorucu ama gerçekten zevkli ...Hele ki çocuk reyonundaysanız başka bir yorgunluk bu.. Çocuk sesleri , koşuşturmaca , yavrum , kızım ,  oğlum dur yapma , elleme orayı gibi bi sürü cümleler .. Ama o kadar sevimliler ki tutup yanaklarından ısırasım geliyor bazılarının.Garip aslında çocuklarla o kadar anlaşabilen bir yapıya sahip değildim aslında sabırlı olmadığımı düşünüyordum.Artık bu düşünceyi sildim kafamdan ..
Her neyse aslında anlatmak istediğim başka bir şeydi. Beş saat sürekli ayakta hiç ara vermeden çalışmış ben bir buçuk saat ara için mutfağa indim ki zemin kattadır ya da dinlenme yeri de diyebiliriz orası için.Çayımı içiyorum bir yandan  bir yandan da arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Tam o sırada beni aradıklarını kasaya bir paket bıraktıklarını gidip almamı söylediler. Şaşırdım tabiki bende.. Neyse efendim hızlıca çıktım merdivenleri aldım paketimi aşağıya tekrar indim açtım baktım ki  çok hoş bir ceket almış canım sevgilim hayatım aşkım ...İçinde de beni çok duygulandıran güzel bir not : Eve gidene kadar üşüme birtanem !!!! Ya ben nasıl sevmeyeyim nasıl aşık olmayayım bu güzel insana...Seni çok seviyorum sevgilim ..Bunları okuyor olmasan da iyi ki varsın.. İyi ki senin gibi güzel bir insan hayatımda var .. Hep ol hayatımm

27 Ekim 2011 Perşembe

Deprem sadece Van,'ı değil hepimizi vurdu ..

Bugün dünden bu yana yardımseverlerce toplamış olduğumuz deprem bölgesi için gerekli eşya, kıyafet vb.. malzemeleri  kargoya teslim ettim. Gerçi biraz sorunlu oldu kargoya teslim aşaması  ama değdi umarım ihtiyaç sahiplerine ulaşır.

24 Ekim 2011 Pazartesi

Allah'ım nasıl bir sınavdan geçiyoruz... Şehitlerimizin acısı daha geçmeden diğer bir acıyı daha yaşamak zorunda kalmak ne sarsıcı... Van , Erciş ve birçok köy 7,2 lik bir depremle sarsıldı.. Acımız yine büyük..Enkaz arama çalışmaları devam etmekle birlikte enkaz altından gelen sesler herkese biraz daha umut veriyor. Allah'ım sen onları koru..Bu soğuk kış gecesinde onların içini ısıt.. Acılarını bir nebze olsun azalt..Amin

18 Ekim 2011 Salı

Sevindirin beni :)

Neden benim takipçim hiç artmıyor? Neden hep 5 kişi ki onun biride benim :) Ama artsın devamlı ki mutlu olayım ;sonra yorumlar yapılsın sonra ben onlara cevap yazayım sonra sonra sonra ...:) Nasıl oluyor bloğdaşlarım bu artışlar beni bilgilendirir misiniz?  :)

16 Ekim 2011 Pazar

Alaçatı'm , Geçmişim , Çocukluğum , Özlediğim...

    Alaçatı'yı hemen hemen herkes bilir , duyar , gider , gezer , görür. Ne eşsiz güzellikte bir yerdir Alaçatı'm..Çocukluğum , anılarım , sakız ağaçları , eski yapı evler , yel değirmenleri , denizi , kumu , güneşi , kızları ... Herşeyi ayrı görülmeye değerdir. Havası , suyu , insanları bir başkadır... Mutluluk kokar sokakları.. Eglence her andır bitmez tükenmez sanırsın.. Alaçat 'dır sloganı.. Konserleri , festivalleri , renkli hayatları barındırır içinde.. Her giden kendinden bir şey bulur bana göre , yaşanılacak tek kasabadır , tek tip mavi renkte evleri , yapı taşları göze başka güzel görünür. Ne kadar yazsam da anlatmakla bitecek yer değildir Alaçatı'm. Demem o ki bir sevdadır Alaçatı...
    Hayatımın neredeyse tamamını kapsayan 6 senemi geçirdim. Çocuktum , mutluydum. Güzel hayaller peşinde koşan taa ozamanlardan entel , sokak aralarında tiyatro kurup oynayan , sokaktaki çocukları bizi izleyin hadi diye zorla çağıran ikram olarak ta cino diye bildiğimiz portakal aromalı bir çikilota verdiğimiz ( hala çok severim )bir çocukluktu bizimkisi.. İlk okul yıllarımdı Alaçatı .. Babamın işi sebebiyle görme fırsatı bulmuştuk. Kocamn dolu dolu 6 yılımızı geçirmiştik ve ne yazık ki yine iş sebebiyle mecburi dönüşümüz benim için bir yıkım olmuştu. Bıraksalar kalırdım o derece bağlıydım anılarıma hala bağlıyım hala çok severim Alaçatı'mı.. Ama kader mi kısmet mi bir daha gitme fırsatım bir defaya mahsus oldu.. Gidemedim ama hep andım anacagım.. ve bir gün ileride tekrar gideceğim.... gidip görmeniz dileğiyle...

14 Ekim 2011 Cuma

Güzel günler görecegiz ;

Üniversiteyi okurken hiç sıkıntı , stres yoktu hayatımda.En azından gelecek kaygısı için erkendi daha.
Şimdi ise okul bitmiş , sınavlara girilmiş , kesilmeyi bekleyen koyun:) pardon atanmayı bekleyen ögrenci edasıyla sıkıntılanıyorum günlerdir .. Ne zaman , ne zaman soruları  , beklemek ; olup olmayacagını bilmeden , beklerken birşey yapamamak , bunalımdan çıkamamak , bu genç yaşımda saçlarıma yıldızların düşmesi , evlilik planları ama bir türlü sonuçlanamaması , az da olsa !! aile baskısı (evlilik konusunda) , içime sıkıntıların girmesi , bu sıkıntıları maneviyatla gidermek istemem , başvurduğum her işten geri dönenin olmamaması , şansızlık , kısmetsizlik , var bende var birşeyler diyişlerinin bitip tükenmemesi...
Nasıl etsemde bu ruh halinden çıksam diye günlerdir düşünüyorum. Düşünsemde herşeye karşı isteksizim artık..Oysa bir ara nasıl kitap okurdum , nasıl film izlerdim , keyifli keyifli müzikler dinlerdim gezerdim tozardım şarkılar söylerdim keyifle bir zamanlar , Şimdi nerede o günler diyip iç geçiriyorum.. Umutsuzluğa düşe düşe içinden çıkmak da zorlaşıyor gün geçtikçe.. Bir el arıyorum tutsun çıkarsın beni yukarılara..  Bu blog sayesinde en azından içime atmamış olacağım okuyanları sıktıgım için özür dileyerek..
Ama ama gün gelecek bana da gülecek şans. Şeytanın bacagını kıracagım ..Ve benim hala umudum var ...GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİME DAİR ....